![]() |
|
![]() Türkiye Hububat Bülteni TMO Alış Satış Fiyatları ![]() Avrupa'dan ![]() Tüzel Kişi |
TOBB'un önderliğinde başlayan ve 5 aşamadan oluşan, ilk haftada ''Eve kapanma pazara çık'', ikinci haftada ''Kimse işini kaybetmesin'' ve üçüncü haftada ''Güven ve istikrar'' mesajları verilen ''Kriz varsa çare de var'' kampanyasının 4. mesajı ''Gücüne inan'' oldu.
Kampanyanın yeni mesajı, Topkapı'daki Şişecam fabrikasında düzenlenen basın toplantısında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından açıklandı. Hisarcıklıoğlu basın toplantısında yaptığı konuşmasında, toplumun krize duyarlılığını ortaya koyan bu kampanyanın faydalı olduğunu ve çözüm arayışlarına katkıda bulunduğunu düşündüğünü ifade ederek, kampanya birinci ayını doldururken, halktan, özel sektörden, hükümetten ve muhalefet partilerinden aldıkları desteğin katlanarak arttığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, 1 milyon adet kampanya afişinin, Türkiye'nin dört bir yanındaki çarşılara, pazarlara, alışveriş merkezlerine ve organize sanayi bölgelerine asıldığını belirterek, Türkiye'nin en büyük firmalarının her gün gazetelere verdikleri ilanlarla, açıkladıkları ilave indirimlerle kampanyaya destek olduğunu, bu desteklerin genişletilmesi için sürekli görüşmeler içerisinde bulunduklarını anlattı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle:
“Hepinizi şahsım ve üreten Türkiye platformu adına saygıyla selamlıyorum. Bugün açıklayacağımız kampanya mesajına uygun olarak, Türkiye’nin önde gelen işadamları, küresel düzeyde yatırım yapan sanayicilerimiz, ismini özellikle zikretmek isterim, ülkemizin sanayileşerek kalkınacağı inancını yüreğinde her zaman taşıyan, Sayın Dr. İbrahim Bodur bizleri yalnız bırakmadı. Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Bildiğiniz üzere, 22 Mayıs tarihinde yaptığımız basın toplantısıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşları olan TÜRK İŞ, TESK, TİSK, HAK-İŞ, KAMU SEN, TÜSİAD, MÜSİAD ve TİM’in katılımıyla “Kriz varsa çare de var!” seferberliği başlattık.
Üreten Türkiye Platformumuza katılanların sayısı her geçen gün arttı. BMD, TÜRKONFED, AGSD, AMPD, DEİK, TİKAD, TÜMSİAD, BAKTAD, MOBİSAD, OSBÜK’ün ardından, PARSİAD, TÜFOD, MOSDER, OMSİAD, TÜRES, MUDER ve İGİAD’da platformumuza katıldı.
Kampanyamıza artan desteği görmek bizleri son derece mutlu ediyor. Platformumuzun herkese açık olduğunu tekrarlıyorum. Dört haftadır süren kampanyamızın mesajlarının bir bütünlük içinde düşünülmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Amacımız, çare odaklı bir iktisat politikası tartışması başlatmak ve bu çerçevede önemli gördüğümüz iç tüketimi hareketlendirmek için her hafta bir kesime çağrı yapmaktı. Bugüne kadar tüketicilere ve hükümetimize yönelik mesajlarımızı açıkladık. Atılan adımları ve yapılan tartışmaları izledik.
Bu çerçeveden bakınca, toplumumuzun krize duyarlılığını ortaya koyan bu kampanyanın faydalı olduğunu ve çözüm arayışlarına katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Hatırlarsınız, kampanyanın ilk mesajı tüketicilere “Eve Kapanma Pazara Çık”, ikinci mesajı ise “Kimse İşini Kaybetmesin” oldu. Kampanyanın üçüncü mesajı olarak, Başbakan Yardımcımız Sayın Ali Babacan ile birlikte Ankara Çıkrıkçılar yokuşunda alışveriş yaparak “Güven ve İstikrar, Hepimizin Ona İhtiyacı var” mesajını, kamuoyu ile paylaştık.
Kampanyamız birinci ayını doldururken, halkımızdan, özel sektörümüzden, hükümetimizden ve muhalefet partilerimizden aldığımız destek katlanarak artıyor. Bugüne kadar, bütün illerimizde bilbordlar kullanılarak kampanyanın mesajları halkımıza doğrudan iletildi. Bu noktada verdikleri destek sebebiyle Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, ana muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a ve muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye tekrar teşekkürlerimizi sunarız.
Tam 1 milyon adet kampanya afişi, ülkemizin dört bir yanındaki çarşılara, pazarlara, alışveriş merkezlerine ve organize sanayi bölgelerine asıldı. Şu ana kadar, 41 ilde, valiler, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri ve üreten Türkiye platformunun yereldeki temsilcileri, hep birlikte alış veriş organizasyonları düzenleyerek, bölgelerinde ekonomiye hareketlilik kazandırmak için öncü oldular. Tüketiciye eve kapanma derken, özel sektörün de elini taşın altına koyması gerektiğini biliyorduk. Bu çerçevede iş dünyasının dernekleri ve Türkiye’nin en büyük firmalarıyla, tüketicilere yeni fırsatlar sunmaları için, çok sayıda doğrudan görüşme yaptık.
MOBİSAD, MOSDER, OMSİAD, BMD ve AGSD bünyesindeki firmalar, ilave indirimlerle tüketiciye yeni fırsatlar sundu. Hala da sunmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük firmaları her gün gazetelere verdikleri ilanlarla, açıkladıkları ilave indirimlerle kampanyamıza destek oluyorlar. Bu desteklerin genişletilmesi için sürekli görüşmeler içerisindeyiz. Anadolu’da birçok firma da kendi inisiyatifiyle, indirim ve promosyonlarla kampanyamıza destek veriyorlar. Hükümetimiz de son bir ay içinde ekonomiyi canlandırmak adına son derece önemli adımlar attı. Başta yeni teşvik ve istihdam paketi olmak üzere, bazı sektörlerde oranların düşürülmesine rağmen, ÖTV indirimlerinin devam ettirilmesini memnuniyetle karşılıyoruz.
Bu adımların bir bütünlük içerisinde devam etmesini bekliyoruz. Özellikle sabit ve dar gelirlilerin alım gücünü arttıracak mekanizmalar üzerinde düşünülmeye devam edilmelidir. Geçtiğimiz bir ay içerisinde krizden çıkışa yönelik çözüm arayışları hızlanmış, ekonomi bütün Türkiye’nin meselesi haline gelmiştir. Elbette, bu kampanya tek başına krizi çözmez; biz bunu hep söyledik. Ancak tedbirlerin bütüncül biçimde alındığı bir ortamda, kendimize güveniyor olmak, krizden korkmamak ülkemize çok şeyler kazandırabilir.
Yaşanan küresel kriz ortamında herkesin, zihinlerindeki ezberleri bozması, önyargılarını bir kenara bırakması gerekiyor. Alışılmadık bir dönemde, alışıldık önlemlerle yola devam edilmez. Bugünler, yeni bir beyaz sayfayı açmanın tam zamanıdır. Beyaz sayfanın ilk şartı da suçlama psikolojisini bir kenara koymaktır. Zaman ileriye bakma zamanıdır. Zaman krizi değil, çareyi tartışma zamanıdır. En küçük bir sıkıntıda işçiyi kapıya koymak ne kadar yanlışsa, bütün işverenler kriz fırsatçılığı yaptı, işçileri işten çıkarttı söylemi de o kadar yanlıştır.
Bakınız, bu fabrikanın kapısında “bu işyerinin en değerliği varlığı çalışanlarıdır” yazıyor. Bu dönemde, bütün işverenler, beşeri sermayesini korumak için çaba göstermelidir. Gerçektende bir şirketin başarısının en kritik anahtarı insana, çalışanına ve bilgiye verdiği değerdir.
Yaşanan küresel kriz ortamında devir kâr devri olmaktan çıktı, ar devri oldu. Birçok şirket, krize inat ayakta kalma iddiası ile zarar pahasına yola devam ediyor. Ancak hepimiz biliyoruz ki, bu kararlılığın sürdürülebilirliği hükümetimizin gerekli tüm önlemleri almasından geçiyor. Bir yandan iç piyasayı canlandıracak tedbirlere odaklanırken, orta vadede dış talebe dayalı büyümeye geçiş ve sanayinin rekabet gücünü artırıcı yapısal reformları da ortaya koymak gerekiyor. Bu noktada orta vadeli mali programın son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.
İletişim kampanyamızda dördüncü haftaya girerken yeni afişlerimiz yurt genelinde yerini alacak. Bu hafta başta iş dünyamız olmak üzere, ülkemize “GÜCÜNE İNAN” diyoruz. Bu ülkenin neleri başarabildiğini herkese tekrardan anlatmak istiyoruz. Bundan 30 yıl önce, milli gelirimiz 70 milyar dolar, yıllık ihracatımız 3 milyar dolardı. Dünya’nın 25. büyük ekonomisiydik. O günlerde hiçbir istatistik, hiçbir veri, hiçbir öngörü 30 yıl sonra geldiğimiz bu noktaya ulaşabileceğimize bizi inandıramazdı. Bugün 740 milyar dolar milli gelirimizle, 132 milyar dolar ihracatımızla, Dünya’nın en büyük 17. ekonomisiyiz.
Dış ticareti 330 milyar doları aşan Türkiye, 200’den fazla ülkeye ihracat yapmaktadır. Ülkemizde ihracat yapmayan şehir kalmamış ve 12 şehrimiz, 1 milyar doların üzerinde ihracat yapar hale gelmiştir. 25’den fazla sektörde 1 milyar doların üstünde ihracatımız var. Yine, 30 ülkeye 1 milyar doların üzerinde ihracat yapıyoruz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde, sanayi ihracatının yüzde 60’ından fazlası Türkiye’den yapılmaktadır. Ülkemiz, sırtımızı petrol ya da doğal gaz kaynaklarına yaslamadan, sadece müteşebbis ruhuyla, yetişmiş insan kabiliyetiyle, işçisinin emek ve sabrıyla, insanımızın omuzlarında yükselmiştir.
Bakınız, bugün Türk şirketleri uluslararası piyasalarda marka satın almaya başladılar ve Türkiye uluslararası yatırımların yükselen yıldızı haline geldi. Türk çalışanları da; Ford ve Toyota fabrikalarında Avrupa’nın en kaliteli üretimini yapıyor. Balkanlarda, Türkiye’de üretilen Renault marka araçlar tercih nedeni oluyor. İşte bu müteşebbis ruhun ve işçimizin alın terinin karşılığıdır. Bu sinerji her türlü zorluğu yenmeye kadirdir. Biz bu ruhla önümüzdeki bütün engelleri aşarız.
“GÜCÜNE İNAN” diyoruz çünkü şu anda Avrupa’nın en büyük TV üreticisi Türkiye’dir. “GÜCÜNE İNAN” diyoruz çünkü şu anda Avrupa’nın en büyük tekstil üreticisi Türkiye’dir. “GÜCÜNE İNAN” diyoruz çünkü şu anda Avrupa’nın en büyük vitrifiye üreticisi Türkiye’dir. Pek çok sektörde lider olabilmek için yarışıyoruz. Demir-çelik ve seramik üretiminde Avrupa üçüncüsüyüz. Dünya bizim ürettiğimizi tüketiyor. Üretim gücümüzü dünya kabul etti. Neredeyse tüm sektörlerde Avrupa Birliği’nin kalite standartlarını yakaladık, bazılarında ise AB ülkelerini çoktan geride bıraktık.
Düz cam üretiminde dünyada ikinciyiz. Müteahhitlik alanında dünyada üçüncüyüz. Mücevherat üretiminde dünyada beşinciyiz. Dünya kalitesi başka nasıl ifade edilebilir ki? Bugün toplantımıza ev sahipliği yapan bu fabrika, dünyanın ilk 5 üreticisi arasına giren Şişecam-Cam Ambalaj Grubu’nun, yılda tam 2 milyon ton üretim yaptığı fabrikasıdır. Şişecam gibi, dünya rekabet arenasında, ülkemizin kaliteli üretim gücünü gösteren tüm şirketlerimizle gurur duyuyoruz.
Bu güven ve özveriyi kaybetmediğimiz sürece, üretimden gelen gücümüzle Türkiye’nin önü hep açık olacaktır. Geçmişte ithal ettiğimiz ürünlerin çoğunu artık biz üretiyoruz. Her kıtada biz varız. Bölgesinin en büyük sanayi gücü olan Türkiye, Çin’den İtalya’ya kadar olan geniş coğrafyada demokrasi ile yönetilen, serbest piyasa ekonomisine sahip en büyük ekonomidir. Üreten Türkiye Platformu için yola çıkarken aklımızda hep bu güç vardı. Ülkemizin enerjisi kabına sığmıyor.
Dünya ekonomisini yönlendiren bir Türkiye için daha yapacak çok işimiz var. Bu yolda ilk adımımız ise mevcut krizden en az hasarla çıkmak. Bunun için hükümetimiz güven ve istikrarı sağlayan tedbirleri almaya devam etmeli, bizlerde gücümüze inanıp moralimizi kaybetmemeliyiz. Hedefimiz büyük, Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasında olmalıyız. Kendisine, insanına ve ülkesine güvenen girişimcilerimiz, bir Türkiye mucizesini daha gerçekleştirebilirler. Zaman, kendine güven ve cesaretle harekete geçme zamanıdır. Zaman aklımızı, umutlarımızı, coşkularımızı ortaklaştırma zamanıdır. Zaman önce kendimize, sonra birbirimize güvenme zamanıdır. Biz geçmişte çok badireler atlattık, bu krizi de atlatacağımıza inancımız tam! Biz gücümüze inanıyoruz! Gücümüz daha önce başarmış olmamızdan kaynaklanıyor. Yaptık yine yaparız! Aştık yine aşarız! Yolumuza devam ederiz! Bu duygu ve düşüncelerimle kampanyamızın dördüncü hafta mesajı ülkemize hayırlı olsun diyorum.” Kaynak: http://www.tobb.org.tr Geri Dön |
| Kahya Mah.Tekirdağ Caddesi No:56 Hayrabolu-TEKİRDAĞ Tel : 0 282 315 11 78 Faks : 0 282 315 11 79 |
| Tasarım: Özgür Grafik |